Kılıçdaroğlu Asgari Ücret Zammını Eleştirdi: Vatandaşa İki Kazık Attılar

   2017 Tarihli Haber
  Ekleyen : Yazar
  Yorum Yok

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, parti grubunda yaptığı konuşmada hükümete yüklendi. Kılıçdaroğlu’nun gündeminde asgarin ücrete yapılacak zam vardı.

Asgari ücret zammının gündeme gelmesinin sonrasında gıdadan elektriğe kadar uygulanan zamlara vurgu yapan Kılıçdaroğlu, “Ama iki kazık attılar sana. Senin paranla sana propaganda yaptılar. Sendikalar senin hakkına sahip çıkmak yerine senden aldıkları paralarla Kamboçya’ya gezintiye gidiyorlar. Senin hakkını biz savunuyoruz biz. Şimdilik asgari ücret zammını almadan mutfağın yangın yerine döndü. İğsebep ipliğe herşeye zam yaptılar. Zam yaparak ülke yönetilir mi? Daha 1300 lirayı cebinde görmeden mutfağında yangın çıkardılar” dedi.

Kılıçdaroığlu’nun konuşmasından satırbaşları;

“Bugün Berkin Elvan’ın doğum günü onu da sevgi ve rAhmetle anıyoruz. Eğer bir ülkede demokrasiyi kökleştirmek istiyorsak kesinlikle siyaseti sorgulamalıyoz. Siyasetin sorgulanmadığı bir yerde demokrasi yoktur. Sandığa gidip oy kullanmak demokrasinin yalnızca bir adımıdır. Bir vatandaş şeklinde biz sorgulama vazifesini yerine getirmiyorsak demokrasiye katkıda bulunmuyoruz demektir. Aramızda çocuklarını güle oynaya askere gönderen ama acı haber alan aileler var. Ne oldu bizim çocuklarımıza diyorlar.

“BU ATMOSFERİ KİM YARATTI?”

Tanrı’ın bize verilen en şık şey akıldır. Çocuk dillendiği andan itibaren soru sorar. Bizim demokrasimizin en büyük zaafı vatandaşın sorgulama hakkını kullanmamasıdır. 2015’deki felaketlerin kaynağı nedir? Bunları sormamız lazım.

Yılbaşı gecesi İstanbul’u kana bulayacak canlı bombalar yakalandı. Bu atmosferi onlara kim sağladı. Nasıl oluyor da Ortadoğu geleneğinde bulunan bir vaka 21. asır Türkiye’sinde canlanıyor. Türkiye’de 70 ilden IŞİD terör örgütüne katılan gençlerimiz var. Bu atmosferi kim yarattı, kim yönetiyor bu ülkeyi.

asgari-ucret-zammina-sevinenlere-seslendi-sana-2_x_8032827_8954_z5[1]

“BİZİM ÖĞRENDİĞİMİZ MÜSLÜMANLIK BÖYLE DEĞİL”

Soru sorulduğu vakit bilim gelişir, insanlık yükselir. İlim Çin’de bile olsa gidip öğrenin diyor bir büyüğümüz. Şu soruyu da sormamız lazım bir inanç uğruna camiyi bombalıyorsun, masum insanları öldürüyorsun ve kendini müslüman şeklinde tanımlıyorsun. Bizim öğrendiğimiz Müslümanlık bu tür değil. Peki Diyanet ne yapıyor? Kendi vatandaşlarımıza müslümanlığı anlatamıyorsun.

“BUNU İLK KİM GÜNDEME GETİRDİ?”

2016’nın ilk toplantısında yurttaşlarımdan isteğim: Soru problem. Hiçkimseye soramıyorsanız vicdanınıza problem. Asgari ücretli kardeşim de sorsun. Ben 1300 lirayı kimin yardımıyla aldım? Bunu ilk kim gündeme getirdi?

13 senedir sen onların aklında bile yoktun. 900 lira net asgari ücreti de benden öğrendi bu iktidar sahipleri. Sen de düşün beni kim düşündü, kim miting meydanlarında dile getirdi. Soruyu kendisine sorarsan eminim vicdanın sana şu yanıtı verecektir: CHP. 1300 lira yeterli mi hayır değil biz o yüzden 1500 demiştik.

“AMA İKİ KAZIK ATTILAR SANA”

Ama iki kazık attılar sana. Senin paranla sana propaganda yaptılar. Sendikalar senin hakkına sahip çıkmak yerine senden aldıkları paralarla Kamboçya’ya gezintiye gidiyorlar. Senin hakkını biz savunuyoruz biz. Şimdilik asgari ücret zammını almadan mutfağın yangın yerine döndü. İğsebep ipliğe herşeye zam yaptılar. Zam yaparak ülke yönetilir mi? Daha 1300 lirayı cebinde görmeden mutfağında yangın çıkardılar.

“BUNLARIN İSTİHBARATI YOK MUYDU?”

Ne oluyor Güneydoğu’da? Biz evimizdeyken o insanlar sokağa çıkma yasağı altında ne yapıyor acaba? Bulunduğun kenti düşün on gün sokağa çıkma yasağı olursa evvel sen diğerldırı edersin Rizeli vatandaşım. 2002’de iktidara geldiklerinde terör diye bir şey yoktu. 2016 Türkiye yangın yeri. Kim yönetiyor bu ülkeyi. Efendim kabahat PKK’da diyecekler bizi kandırdı. Defalarca söyledim kandırılan hükümetten yarar gelmez. Şehirler silah deposuna döndürülürken sen neredeydin? Bunların istihbaratı yok muydu? Faturayı kim ödüyor masum vatandaş ödüyor.

50 defa söyledik bozukluğun çözümü TBMM’dedir. Davutoğlu’na söyledim nasıl anayasa amacıyla komisyon oluşturuyorsak bu bozukluğu çözüme ulaştırmak amacıyla de toplanmalıyız. İdris Baluken biz özerklik hususu ile alakalı anlaştık diyor. Millete hesap veremeyeceğin sözler vermeyeceksin. Kendi bildiğini okudun faturayı bölge halkı çekti. Kürtçe anadil yasağı vardı. O yasağın kaldırılması amacıyla yasanın kaldırılmasını ilk isteyen CHP’ydi.

“SORDUM, BİRBİRLERİNE BAKTILAR”

Sayın Davutoğlu randevu aldı, geldi. Başkanlıkla alakalı hiçbir detay vermedi. Biz parlamenter sistem ile alakalı detaylarıyla anlattık, onlar da diğernlık ile çalışma yapacaklarını söylediler. Ben, ne yapacaklarını idrak etmiş değilim. CHP demokrasi ve insan haklarından yanadır, hiçbir vuruş yasasını savunmaz. Darbe yasalarının değişmesi amacıyla çabayı sergilemiştir. Davutoğlu’na ‘Sizin vazife yapmanızı engel bulunan bir hüküm var mı’ diye sordum, birbirlerine baktılar.

“CUMHURBAŞKANI YETKİLERİNİN KISITLANMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİK”

Darbe yasasından misaller verdim. ‘Basın hürdür, engellenemez’ diyor vuruş anayasası. ‘Devlet basın ve haber alma Hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alıyor’ diyor. Döndüm ve ‘basın hür mü’ diye sordum. Bunu yapan vuruş hukuku. Anayasa vuruş hukukunun bir parçası. Siz vuruş hukukunu değiştirmedikçe demokrasiyi getiremezsiniz. ‘Herkes izin almadan gösteri yürüyüşü planlama hakkına sahiptir’ diyor vuruş anayasası. “2 şahıs bile yan yana yürüyemez duruma geldi, bu anayasadan mı kaynaklı” bunu yapan vuruş hukuku denen yasalar. Cumhurdiğernı gelecek, belli şahısleri içeri atıyorlar, bunun neresi demokrasi? Cumhurdiğernı yetkilerinin kısıtlanması gerekliliğini söyledik. Rektörleri kendileri seçsin, kendileri yönetsin; cumhurdiğernı niye karışıyor?

“DAVUTOĞLU ‘HAKLISINIZ’ DEDİ”

‘Hiçbir organ, makam, merci yargı yetkisinin kullanılmasında mahkeme ve hakimlere buyruk ve talimat veremez, tavsiye ve telkinde bulunamaz’ diyor vuruş anayasası. Ben burada cumhurdiğernının talimat verilenni açıkladım. Anayasa öngörmüyor ama onlar istediklerini yapıyorlar. ‘Yargı bağımsız diyorsunuz, AKP il ve ilçe örgütlerindeki avukatları hakim yapıyorsunuz; sonra da yargı bağımsız diyorsunuz’ dedim. ‘Milletin vekilini ulus seçsin mi, seçmesin mi’ diye sordum. Seçim barajını kaldıracaksınız, önder sultasını kaldıracaksını, bu tür rezalet olmaz. Davutoğlu hakkını yemeyim, haklısınız dedi. Biz şunların değişmesi amacıyla yasa öneriyi verdik.

“DOKUNULMAZLIKLAR KALKSIN”

Şimdi bir vuruş hukuku incelemesi yapacaklar, liste çıkaracaklar. İşte o vakit gerçek anlamda demokrasi oluşacaktır. İngiltere’de anayasa yok ama hiç kimse demokrasi yoktur demez örneğini verdim. Bu arada dokunulmazlık hususu da gündeme geldi. CHP’nin tavrı fazla net. Kürsü dokunulmazlığı hariç, dokunulmazlıklar kalksın.

Başkan, diğern, diğern diye yanıp tutuşan, Hitler örneğini verdi. Tanrı büyüktür. Hitler örneğini veriyor, birileri uyarmış. Hadi biz hatalı anladık, bütün dünya da mı hatalı anladı. Çünkü amacıyladen o geçiyor. O kadar ki kendi cümlesini, Cumhurdiğernlığı internet sitesinde sansürledi. Kendisini sansürledi. Göbels, ‘gazeteciler bir piyanonun tuşları gibi olmalı. Biz hangi tuşa basıyorsak o sesi çıkarmalı’ diyor. Aynen şunlar gibi. Göbels taktiği. Hitler’in de bir özelliği de var ‘fakirim, fukarayım’ demişti. Bu da ‘yüzüğümden diğer bir şeyim yok’ demişti. Şimdi dünyanın en varlıklı cumhurdiğernlarından biri. Göbels’in de 3,6 milyar sterlinlik servesti çıkmıştı. Aynısı.

“OLAMAYACAKSINZ KARDEŞİM, OLAMAYCAKSIN”

Erdem’i ve Gül’ü tutuklayan hakimler o felsefeyle yola çıkan hakimlerdir. Doğru haber gerçekleştirdikleri amacıyla içeri atan hakimler, hakim değildir. Diktatörler yalan söylemek üzere fazla büyük becerileri var. Aynı taktik bizde de geçerli. Başkanlık da diğernlık. Dünyanın en mühim ülkeleri diğernlık sistemiyle yönetiliyormuş. En ilerlemiş 20 ülkenin 17’si parlamenter sistemle yönetiliyor, 2’si diğernlık sistemi. Başkanlık düzeneğinin özelliği nedir? Ülkeyi bölmek istiyorsan, diğernlık sistemini getireceksin. 200 senesi çöpe atıyorsunuz, varsa eksiğimi giderelim. Perişan haldeyiz, o tutturmuş diğernlık. Olamayacaksın kardeşim, olamayacaksın.

“99 MİLYON DOLAR İÇİNSE BİZ ÖDERİZ”

Ortadoğu batağını ülkemize çektik. Suudi Arabistan ile İran kavga ediyor. Eskiden olsa Türkiye hakem devlet olurdu. Biz doğrultusızlığımızı yitirdik ve doğrultu olduk. Katar ve Suudi Arabistan’dan yana olduk. AB delegesi olmak isteyen bir ülke Suudilerin kuyruğuna takıldı. Bu 99 milyon dolar amacıylase, biz öderiz. Erdoğan, idamları gündeme getirmeliydi. İdamlar hususu ile alakalı Dışişleri Bakanlığı sessizliğini koruyorsa problem var. O vakit sen idamdan yana tavrını koyuyorsun. Bir insan inancından dvakaı idam edilir mi?

‘İsrail’e gereksinimiz var’ diyor. Bu bir teslimiyetin ifadesidir. Sözde İslamcılara da sesleniyor, sebep konuşmuyorsunuz? Düne kadar mitingler yapıyordunuz, şimdi niye sesinizi çıkarmıyorsunuz, ahlak kırıntısı yok mu sizde?”

Sponsorlu Baglantılar

GALERİ
REKLAMLAR
GÜZELLER GALERİSİ
REKLAMLAR