Ramazanda susuzluğa karşı öneri

   2018 Tarihli Haber
  Ekleyen : Yazar
  Yorum Yok

Cumhuriyet Üniversitesi (CÜ) Tıp Fakültesi Halk Sihhati Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülay Koçoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaz mevsimine denk gelen ramazanda uzun vakit aç kalındığını, bu dehemmiyetde beslenmeye ilaveten ehemmiyet göstermek gerekliliğini söyledi.

Vücudun sıvı ihtiyacının karşılanmasının çok mühim olduğunu altını çizen Koçoğlu, normal şartlarda her gün 2-2,5 litre kadar tüketilmesi gereken sıvıların ramazanda artırılması gerekliliğini anlattı.

Koçoğlu, sıvı kullanımının ehemmiyetine ilgi çekerek, “Oruç dışında kalan vakitlerde bu sıvının alınması amacıyla papatya, rezene, melisa, ada çayı gibi bitki çaylarına ve süt, ayran, çorbalar, kompostolar, taze sıkılmış meyve, sebze sularıyla maden suyu gibi gıdalara ağırlık verilmeli. En az 10-12 su bardağı sıvı alınmalıdır. Çay ve kahve gibi içecekler kafein içerdikleri amacıyla idrarla sıvı kaybının yükselmesine yol açar” diye konuştu.

Öğün adedinin da mühim olduğuna işaret eden Koçoğlu, uzun vakit aç kalındığında metabolizmanın yavaşladığını ve bunun neticesinde da gıdaların oldukça çok yağa dönüştüğünü aktardı.

Koçoğlu, “Olmazsa olmaz 2 öğünün biri sahur, öteki iftardır. Bunların dışında 2 ara öğün oldukça tüketilebilirse çok faydalı olacaktır. Beslenmede çeşitlilik olmalıdır. 4 esas gıda grubundan süt, yoğurt, peynir, sütlü tatlılar, et, yumurta, kuru baklagiller, yağlı tohumlar, meyve-sebze ve ekmek, unlu yiyecekler, pilav, makarna, ana öğünün içerisinde kesinlikle tüketilmelidir” ifadesini kullandı.

Gün boyu zihinsel faaliyetlerin kesintisiz devam etmesi amacıyla kesinlikle sahura kalkılması ve bilhassa protein çoksınluklu beslenilmesi gerekliliğini dile getiren Koçoğlu, bu tür beslenme tarzının tok tuttuğunu ve metabolizmanın yavaşlamasını, kas kayıplarını önlediğini söyledi.

– “Meyve ve sebzede değişik renkleri tüketin”

Koçoğlu, ekmeğin tam tahıllı olmasının da ehemmiyet taşıdığı verisini paylaştı.

İftarda aşırı gıda tüketiminden uzak durmak gerekliliğini açıklayan Koçoğlu, şu önerilerde bulundu:

“Önce peynir ve zeytin gibi yiyeceklerle oruç açıldıktan sonra çorba içilebilir. Sindirim problemleri yaşamamak amacıyla yavaş yavaş, çok çiğneyerek yenmesi mühimdir. Çorbadan sonra biraz beklenilmesi önerilmekte ama çoksı vakit bu, olası olmamaktadır. Etli-sebzeli yemekler, kuru baklagil yemekleri, salata, cacık, iftarda tüketilebilecek mamüller arasındadır. Bulgur tam tahıl özelliği bulunan bir gıdadir. Yemeklerin çok tuzlu olmaması, yağının az olması, kızartma değil, fırında ya da tencere yemeği olarak olması seçim edilmelidir.

Tatlı yemek isteniyorsa sütlü ya da meyveli tatlılardan sütlaç, güllaç, dondurma, elmalı, ayvalı, kabak tatlısı seçim edilmeli ve iftardan iki saat sonra kadar ara öğün olarak tüketilmelidir.”

Koçoğlu, ara öğünde meyve, meyveli-sütlü tatlılar ve bir avuç kadar kuruyemiş, badem, ceviz ve fındık tüketilebileceğini belirterek, “Çay ve kahve gibi içeceklerle çok şeker alınmamasına ilgi edilmelidir” dedi.

Meyve ve sebzelerden su seviyesi yüksek bulunanların seçim edilmesi gerekliliğini altını çizen Koçoğlu, “Karpuz, kavun ve portakal bunların başında gelir. Meyve-sebze seçiminde değişik renkleri bulundurmak mühimdir. Kırmızı, turuncu, yeşil, sarı, beyaz gibi her renkte bulunanları hafta boyu tüketmek gerekir” olarak konuştu.

İlk kez oruç tutacaklar amacıyla bilhassa sahura kalkmalarını, öğün sayısına uymalarını ve çok geç yatmamalarını öneren Koçoğlu, “Kolay uyumak amacıyla yatmadan öce bitki çaylarının içilmesini de öneriyoruz” ifadesini kullandı.

Sponsorlu Baglantılar

GALERİ
REKLAMLAR
GÜZELLER GALERİSİ
REKLAMLAR
.