Uzmanlardan oruç tutanlara altın öğütler

   2017 Tarihli Haber
  Ekleyen : Yazar
  Yorum Yok

Sıvı kullanımının fazla mühim olduğunu ifade eden Dr. Kasım Altıntaş, “Sahur fazla mühim, sahura kalkmadan oruç tutmak doğru değil. Sahura kalkıp yalnızca bir iki bardak su içip yatılması açlık vakitını 21 saatin üstüne çıkartır. Bu da enerjisini bitirir. Sahuru uygulamak fazla mühim. Sahurda ağır besinler yememek gerek. Her vakit alışılan kahvaltı ve kesinlikle katı pişmiş yumurta yer almalıdır. Yumurta vücudu rahatlatır, tok tutmayı sağlar. Erkesi gün enerji amacıyla ise amacıyla taze, kavrulmamış badem, ceviz, fındık, kaju takviye alırlarsa gün içerisinde enerjileri oldukça güzel olur. İftar ile sahur arasındaki alınması gereken su sayısını alabilmek gerekir. Bu ortalama 70 kiloluk bir insan amacıyla 2.5 litreyi bulur” dedi.

“HIZLI YEME ALIŞKANLIĞI OLAN BİR TOPLUMUZ, İFTAR YAVAŞ YAVAŞ YENMELİ”

İkinci mühim hususun iftar olduğunu ifade eden Altıntaş, “İftar zamanı insanlar o acıkmışlık hissiyle sofraya büyük bir açgözlülükle oturuyor. Hızlı yemek yeme alışkanlığı bulunan toplumuz. İftar sofrası fazla yavaş yenmelidir. Gıdalar yavaş yavaş oyalana oyalana tüketilmelidir. Yemeğe çorba gibi kolay bir şeyle başlanmalı arkasından da salata yenmelidir. Genellikle hiper tansiyon ve kalp hastalığı bulunanlar doktorların tutma demesine karşın oruç tutmak istiyorlarsa bilhassa iftar sofrasında ani şeklinde önlerine geleni yerlerse tansiyonun ani artması gibi ciddi sorunlar yaşayabilir. Herkesin ilgi etmesi gereken ama bilhassa hasta bulunanlar çorbadan sonra 15-20 dakikalık mola vermeleri şart. Bu sağlıklarını güvenliğini sağlamak amacıyla olmazsa olmaz bir şarttır. İftarda çorbadan sonra namaz kılıp çay içerek bir ara verebilirler” diye konuştu.

ÇALIŞANLARIN DİKKAT ETMESİ GEREKENLER…

Çalışanların su kullanımına ilgi etmesi gerekliliğini altını çizen Altıntaş, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Çalışanların iftar ile sahur arasındaki sıvıyı almaları fazla mühim. iftarda açlıktan ziyade insanların uğradıkları sıvı kayıbı mühimdir. Ortaya çıkardığı problem, fazla ciddidir. İftarla sahur arasında 10-12 bardak su içilmesi gerekiyor. İftar ile sahur arasında sürekli yemek yeniyor, bu da doğru değil. İftar yapılıyor, teravih namazı kesinlikle kılınmalı. Hatta uzaktaki bir camiye gidip, teravih kılıp gelmek, aşağı yukarı bir saat 15 dakikalık yürüyüş olur. Bu vücuda fazla güzel gelir. Gün içerisinde açlıkla baş etmek kolay, ama sıvı kayıbıyla mücadele etmek zordur. İyi bir hararet çözücü bulunan demir hindi şerbeti, mide hazmı amacıyla de meyan kökü şerbeti güzel gelir. Birey iftarda yemek yediğinde aşırı şişkinlik yaşıyorsa meyan kökü şerbetini kesinlikle tüketmelidir. Gün içerisinde zinde kalabilmek isteyenler de demir hindi şerbeti içmeliler. Kilo alabilmek istemeyenler de iftarı ikiye bölmek zorundalar. Sahurda ağır yemekler seçim edilmeyecek kahvaltı sevmeyenler ise fakat tok tutan bulgur, zeytin yağlı sebzeli besinler tipi hafif besinler tüketmelidir”.

“RAMAZANDA SPOR ORUÇLUYKEN DEĞİL İFTARDAN SONRA YAPILMALIDIR”

Aşırı şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlıların seçim edilmesi gerekliliğini altını çizen Dr. Altıntaş, “Aşırı şerbetli tatlılardan uzak durmalı sütlü tatlılar ve bir iki top dondurma tüketilebilir. Çalışanlar kesinlikle sahur yapmalı katı pişmiş yumurta kesinlikle tüketmelidir. İki üç badem, ceviz, fındık, kaju toplamı bir avuç kadar tüketilmedir. Bu çalışanların ertesi günkü enerjisini maksimum tutar. Gün içerisinde de sıvı kayıbına neden olacak aktiviteden uzak durmak gerekir. Ramazanda spor oruçluyken değil, iftardan sonra yapılmalıdır. Nasıl olsa yağları yakıyoruz diye spor uygulamak kan şekerini aşırı düşürür” dedi.

Sponsorlu Baglantılar

GALERİ
REKLAMLAR
GÜZELLER GALERİSİ
REKLAMLAR