Küresel kredi derecelendirme kuruluşları Fitch Ratings ve S&P Global Ratings, Türkiye’de gündemin önemli başlıkları arasında yer alan fon soruşturmalarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Her iki kuruluş da sürecin mevcut aşamada Türkiye ekonomisi genelinde sistemik bir risk oluşturduğuna yönelik belirgin bir işaret bulunmadığını ve gelişmelerin mevcut çerçevede kredi notu üzerinde doğrudan aşağı yönlü bir baskı yaratmasının beklenmediğini belirtti.
Kuruluşların değerlendirmelerinde özellikle soruşturmanın finansal sistemin geneline yayılıp yayılmayacağı, yatırımcı ve hanehalkı güveni, döviz hareketleri, dolarizasyon eğilimi, bankacılık sektörünün likiditesi ve kamu finansmanı gibi başlıkların yakından takip edildiği vurgulandı.
S&P Global Ratings, 3 Ekim 2026 tarihinde yaptığı değerlendirmede Türkiye’deki fon soruşturmasının kredi notu üzerinde şu aşamada aşağı yönlü bir baskı oluşturmasını beklemediğini açıkladı. S&P Türkiye analisti Karen Vartapetov, yetkililerin süreç kapsamında attığı düzenleyici adımların ve politika tepkisinin hızlı ve ikna edici olduğunu belirtti.
Vartapetov’un değerlendirmesinde, soruşturmanın kontrol altında tutulması ve etkilerinin belirli bir alanla sınırlı kalması halinde Türkiye ekonomisinin genel dengeleri açısından önemli bir bozulma beklenmediği ifade edildi.

S&P tarafından yapılan değerlendirmede, fon soruşturmasının Türkiye ekonomisi üzerinde geniş kapsamlı makroekonomik sonuçlar oluşturduğunu gösteren güçlü bir kanıt bulunmadığına dikkat çekildi. Finansal piyasalarda yaşanabilecek olası etkilerin değerlendirilmesinde döviz kuru, dolarizasyon eğilimi, finans sektörü ve bankacılık sisteminin likiditesi gibi temel göstergelerin önem taşıdığı belirtildi.
Kuruluşun değerlendirmesine göre, söz konusu alanlarda soruşturmanın etkisini finansal sistemin geneline taşıyacak ölçekte belirgin bir tepki görülmemesi, mevcut aşamada kredi notu açısından önemli bir aşağı yönlü baskı oluşmasını engelleyen unsurlar arasında bulunuyor.
S&P analisti Karen Vartapetov, sürecin izole kalmasının kredi değerlendirmesi açısından önemini koruduğunu ifade etti. Özellikle hanehalklarının reel para birimi cinsinden varlıklara yönelik güveninin devam etmesinin, gelişmelerin daha geniş ekonomik sonuçlara dönüşmemesi açısından kritik olduğu belirtildi.
Vartapetov ayrıca Türkiye’nin kredi notunun tek bir gelişmeye bağlı olarak otomatik şekilde değişmediğini, nihai değerlendirmenin ilgili komitenin kararıyla şekillendiğini ifade etti. Fon soruşturmasının komite tarafından bir risk unsuru olarak ele alınabileceği ancak mevcut durumda önemli makroekonomik sonuçlara işaret eden belirgin bir kanıt bulunmadığı kaydedildi.
S&P Global Ratings’in Türkiye için bir sonraki planlı kredi notu değerlendirmesinin 16 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilmesi bekleniyor. Kuruluş, nisan ayında yaptığı son değerlendirmede Türkiye’nin kredi notunu BB eksi bölü B seviyesinde teyit etmiş ve görünümü durağan olarak korumuştu.
Yeni değerlendirmede fon soruşturmasına ilişkin gelişmelerin yanı sıra Türkiye ekonomisinin genel makroekonomik performansı, finansal istikrar göstergeleri ve politika uygulamalarının da dikkate alınması bekleniyor.
Fitch Ratings de Türkiye’deki gelişmelere ilişkin benzer bir değerlendirme yaptı. Türkiye’den sorumlu Kıdemli Direktör Douglas Winslow, 29 Eylül 2026 tarihinde yaptığı açıklamada fon soruşturmasını olumsuz bir gelişme olarak nitelendirirken, mevcut aşamada sürecin Türkiye’nin kredi notunda değişikliğe neden olmasını beklemediklerini belirtti.
Fitch’in değerlendirmesinde özellikle soruşturmanın finansal sistemin tamamına yayılma ihtimali üzerinde duruldu. Kuruluş, mevcut veriler ışığında ekonominin genelinde fon soruşturmasından kaynaklanan belirgin bir dolarizasyon baskısı oluşmadığına dikkat çekti.
Douglas Winslow, mevcut gelişmeler nedeniyle Türkiye’nin finansal sisteminin tamamını etkileyebilecek bir sistemik risk beklemediklerini ifade etti. Bu değerlendirmede, soruşturmanın etkilerinin belirli bir alanla sınırlı kalmasının finansal istikrar açısından önemli olduğu vurgulandı.
Fitch açısından döviz piyasalarındaki gelişmeler ve dolarizasyon eğilimi, Türkiye’nin kredi profili bakımından takip edilen önemli göstergeler arasında bulunuyor. Bu nedenle soruşturmanın ilerleyen dönemde yatırımcı davranışları ve finansal piyasalar üzerindeki olası etkilerinin yakından izleneceği belirtildi.
Fitch’in değerlendirmesinde yalnızca finansal piyasalar değil, kamu finansmanı da öne çıkan başlıklardan biri oldu. Kuruluş, gelişmelerin kamu dengeleri üzerindeki olası etkilerini takip edeceğini belirtirken, hükümetin gerekli politika adımlarını atma konusunda gecikme yaşayacağına yönelik bir beklenti bulunmadığını ifade etti.
Bu çerçevede Fitch, soruşturmanın ekonominin geneline yayılan bir finansal istikrarsızlığa dönüşüp dönüşmeyeceğinin yanı sıra kamu maliyesi ve politika tepkilerinin de Türkiye’nin kredi görünümü açısından önem taşıdığını değerlendirdi.
Fitch Ratings ve S&P Global Ratings’in açıklamalarında farklı değerlendirme ayrıntıları bulunsa da iki kuruluşun mevcut aşamadaki temel yaklaşımı benzerlik gösterdi. Her iki kurum da fon soruşturmasının yakından takip edilmesi gereken bir gelişme olduğunu belirtirken, sürecin şu aşamada Türkiye ekonomisinde sistemik bir krize dönüştüğünü gösteren belirgin bir işaret bulunmadığına dikkat çekti.
Kuruluşların değerlendirmelerinde soruşturmanın belirli bir varlık sınıfı veya sınırlı bir finansal alan içerisinde kalmasının önemine işaret edilirken, gelişmelerin finansal sistemin geneline yayılması halinde risk değerlendirmesinin değişebileceği mesajı da öne çıktı.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde döviz kuru hareketleri, dolarizasyon, bankacılık sektörünün likiditesi, yatırımcı ve hanehalkı güveni ile kamu finansmanı gibi göstergelerin Türkiye’nin kredi profili açısından önemini koruması bekleniyor.
![]() |
Çeyrek Altın Ne Kadar? Murat Dilsiz |
![]() |
En Özel Burç Yorumları |
![]() | Elektrikli Otomobil Ürettiler Mert Akça |