Dünya enerji sevkiyatının şah damarı olarak kabul edilen Hürmüz Boğazı, 2026 yılının en kritik diplomatik ve ekonomik hamlesine sahne oluyor. İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu, boğazdan geçişleri sil baştan düzenleyen ve Batılı güçlere karşı sert yaptırımlar içeren yasa tasarısını onayladı. Tasarının yasalaşması halinde, küresel petrol ve doğal gaz sevkiyatında “İran kuralları” dönemi başlayacak.
ABD ve İsrail’e Tam Yasak, Diğer Ülkelere Riyal Şartı
Komisyondan geçen taslağın en dikkat çekici maddesi, ABD ve İsrail bandıralı gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişinin tamamen yasaklanmasını öngörüyor. 2026 yılındaki askeri gerilimin bir yansıması olan bu maddeye ek olarak, boğazdan geçecek diğer gemiler için geçiş ücretlerinin yalnızca İran’ın ulusal para birimi olan Riyal üzerinden tahsil edilmesi planlanıyor. Bu hamle, İran’ın küresel yaptırımlara karşı kendi para birimini güçlendirme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Yaptırımlara Destek Veren Ülkelere Kısıtlama Kapıda
Tasarı, sadece doğrudan rakipleri değil, İran’a yönelik tek taraflı yaptırımlara katılan tüm ülkeleri hedef alıyor. 2026 Mart ayı itibarıyla netleşen taslak metnine göre, İran’ın ekonomik çıkarlarını engelleyen politikalara destek veren ülkelerin ticari gemileri, boğaz geçişlerinde ek kısıtlamalar ve yüksek vergilendirmelerle karşı karşıya kalacak. Ayrıca, İran silahlı kuvvetlerinin boğaz üzerindeki denetim ve müdahale yetkileri de bu yasayla birlikte genişletiliyor.

2 Milyon Dolarlık Geçiş Ücreti Tartışmaları
İran Meclisi üyeleri tarafından yapılan açıklamalarda, boğazdan geçen bazı dev tankerlerden halihazırda 2 milyon dolara varan ücretler alındığı ifade edilmişti. Yeni yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte bu ücretlerin standart hale getirilmesi ve merkezi bir sistem üzerinden Riyal bazlı toplanması bekleniyor. Uzmanlar, bu durumun deniz taşımacılığı maliyetlerini ve dolayısıyla küresel enerji fiyatlarını doğrudan yukarı çekeceği uyarısında bulunuyor.
Küresel Enerji Güvenliği ve Savaş Riski
28 Şubat 2026’da başlayan ABD-İsrail saldırıları sonrası Tahran yönetiminin attığı bu adım, Hürmüz Boğazı’nı sadece bir su yolu olmaktan çıkarıp siyasi bir koza dönüştürüyor. Dünya petrol ve LNG akışının merkezi olan bölgede yaşanacak bir tıkanıklık, küresel tedarik zincirinde telafisi zor gecikmelere ve sigorta maliyetlerinde patlamaya yol açabilir. Tasarının yasalaşması için Genel Kurul onayı ve Cumhurbaşkanı imzası beklenirken, uluslararası kamuoyu bölgedeki askeri hareketliliği endişeyle takip ediyor.
Jeopolitik Dengeler Yeniden Kuruluyor
Tasarıda ayrıca Umman ile hukuki iş birliğinin artırılması ve deniz çevresinin korunması gibi maddeler de yer alıyor. Ancak ana odak noktasının “egemenlik haklarının güçlendirilmesi” olması, İran’ın bölgedeki askeri ve ekonomik hegemonyasını tescilleme çabası olarak görülüyor. 2026 yılı, Hürmüz Boğazı’nın uluslararası sular statüsünün en çok tartışıldığı yıl olarak tarihe geçmeye aday görünüyor.
![]() |
Çeyrek Altın Ne Kadar? Murat Dilsiz |
![]() |
En Özel Burç Yorumları |
![]() | Elektrikli Otomobil Ürettiler Mert Akça |